22 Nisan 2018 Pazar

Kırıkhanın Tarihçesi

12 Aralık 2012, 22:45
KIRIKHAN'IN TARİHİNE GENEL BİR BAKIŞ Hazırlayan Dr. Hasan AYPARLAR Kırıkhan, Hatay'ın kuzeydoğusunda yer alır. Eski dönemlerde canlı bir uğrak yeri olan Kırıkhan, Antakya - Maraş, İskenderun - Halep yollarının kesiştiği noktada, çok sayıda Han'ın bulunduğu bir konaklama merkezi olarak bilinmektedir. Yakın tarihe kadar Belen ilçesine bağlı küçük bir merkez olan Kırıkhan, Fransız işgali döneminde, 1923 yılında ilçe olmuş, 18 ( on sekiz ) yıl Fransız işgalinde kaldıktan sonra, 23 Temmuz 1939'da HATAY'la birlikte Anavatan'a katılmıştır. İlçenin adına ilişkin, bir kaç görüş vardır. Bir görüşe göre, ilçede 40 ( kırk ) tane HAN vardır ve ilçenin adi Kırkhan'dır. Bir görüşe göre de, onarılmamış hanların varlığından dolayı buraya Kırıkhan denmiştir. Bir başka görüşse, eski dönemlerde, Bağdat - İstanbul yol güzergâhındaki kırkıncı han'ın burada bulunduğu yönündedir. Bazı kaynaklarda, " Kırıkhan'ın isminin son yüzyılda duyulmaya başlandığı" ifade edilmekteyse de, bu ismin eskiden beri var olduğu, 17. yüzyılda yasamış olan Karacaoğlan'ın bir şiirinde görülmektedir. Kırıkhan yöresinde bulunan höyükler ( Koyuncu Höyüğü, Halil Ağa Höyüğü, Boz Höyük...), yörede çeşitli uygarlıkların yaşadığını göstermektedir. Ancak elimizde yöre tarihiyle ilgili yeterli kaynak bulunmamaktadır. Darb-ı Sak Kalesi, eski Türkmen topluluklar hakkındaki çalışmalar ve Hatay tarihiyle ilgili kaynaklarda, yöreye ilişkin bazı bilgilere ulaşmak mümkündür. 1. Dünya Savaşı sonrası, Hatay'la birlikte Kırıkhan da, 1918 yılında Fransız işgaline uğramış, yaklaşık 20 yıl ağır işgal koşullarını yaşamıştır. İşgal döneminde bir ermeni kolonisi haline getirilmeye çalışılmışsa da, Atatürk'ün girişimleriyle bu düşünce hayata geçirilememiştir. İşgalin kesinleşmesi üzerine, Kırıkhan'ın önemi iki etkene bağlı olarak artmaya başlar. Bunların ilki, 1920 ve 1921 yıllarında Kırıkhan'a çok sayıda ermeni yerleştirilmesidir. İkinci etkense, ilçeden geçen İskenderun - Halep yolunun, günlük yaşamı giderek artan bir yoğunlukla etkilemesidir. İlçede, önce bir Nâhiye Teşkilâtı kurulur. İmar faaliyetleri hızlanır ve ziyaret'te kurulmakta olan pazaryeri Kırıkhan'a taşınır. Kırıkhan ilçe olmadan önce, "yakın yörenin pazaryeri" 1920'li yılların başlarına kadar, uzun yıllar Darb-ı Sak Kalesindeki "ziyarette" kurulmuştur. Pazaryeri kalabalık ve renklidir. Pazaryerinde yaşanan hareketlilik, ziyareti çekici kılmakta, dolayısıyla Bayezid Bestami Türbesi yöre halkının yaşamında özel yer tutmaktadır. Kırıkhan ise, o yıllarda derme çatma evlerden kurulu küçük bir köy görünümüzdedir. Kırıkhan'ın ilçe olmadan önceki durumunu, Sefil Molla, 1921 yılında yazdığı bir şiirle şöyle dile getirir. KIRIKHAN'IN BİDÂYETTEKİ AHVÂLİ Günbegün şöhreti şerefi artar Hiç görmediklerini gördü Kırıkhan Bir kolunu attı Maşrıka doğru Birini Mağribe gerdi Kırıkhan Düşünürüm aklım yetmez işine Çalışırlar kerpicine taşına Nedir bu kıymetin iki başına Kurulur mükemmel oldu Kırıkhan Arşın arşın toprakların satılır Her taşların altın ile tartılır Yontma taştan kantarmalar çatılır Gayret kuşağını sardı Kırıkhan Kimi kahve açtı kimisi dükkân Kimisi yaptırdı kocaman bir han Kimi tüccar oldu kimi bezirgân Ahâli murâda erdi Kırıkhan Toplanırlar aşiretin şebâbı Kahvelerde bulur ahbap ahbabı Şimdi yedirdiğin kuzu kebabı Bir zaman çökelek yerdi Kırıkhan Avrupa malları geldi döküldü Antakya'yla Halep geri çekildi Biçâre Belân'ın beli büküldü Ânın vebâline girdi Kırıkhan Bir Kırık han idin oldun kasaba Alışın verişin gelmez hesaba Hergün beş on koyun lâzım kasaba Ellerin başına derdi Kırıkhan Ahâli parayı nerden aldılar Herhal kazdıkları yerden buldular Ya bir lordun kasasından çaldılar Ya bir deve karnı yardı Kırıkhan Parası olmayan ölür acından Kadir Mevlâm hemen versin gecinden Hamdolsun kurtuldun murt siyecinden Olmasa üzerin berdi Kırıkhan Doğruluk gösterip eğri gezenler Fesatlık düşünüp hile düzenler Sebep olup yuvamızı bozanlar Bozulsun yuvası yurdu Kırıkhan Dünyada eğrinin aybı örtülür Doğrunun çoğunun karnı yırtılır Bilmem günahından nerden kurtulur Ziyaret'e bir taş vurdu Kırıkhan Kim görmüştür şu dünyanın vefasın İnsan, taştan taşa vursun kafasın Sen sürdün dünyanın zevk-ü sefâsın Ben çektim cefâyı derdi Kırıkhan Hani bizi öğütleyip eğleyen Birgün gülmez midir? hergün ağlayan Senin kırıkların çözüp bağlayan Benim kollarımı kırdı Kırıkhan Molla der bu heves bu gayret nedir? Yoksa nâhiyeye lûtfu hak mıdır? İsmail Hakkı Bey olunca müdür Âleme bir dehşet verdi Kırıkhan

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
2014 2015 ŞAmpiyonlar ligi şampiyonu hangi takım olacak?

SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV